Malinua Genel Bilgileri
 

 

 


 

 
 
BAKIMI VE EĞİTİMİ , EŞLEŞTİRME , BESLENME

PUANLAMA KURALARI , HASTALIKLARI

BAZI PÜF NOKTALAR

 

MALİNUA BAKIMI VE EĞİTİMİ

Toplu halde bakılıyorsa adetleri fazla ise o senenin çıkan yavruları kendi başlarına bakabilecek zamana geldiklerinde ebeveynlerinin yanlarından ayrılarak salmalara, kuşhanelere salınırlar. Bu yerleştirmede erkekleri dişilerden ayrılarak birbirlerinin sesini almayacak yerlerde muhafaza ederken ayrılan onbeşerli erkek guruba bir hoca kuş salarız, burada topluca uçan kuşlar yerin genişliğinden, uçum alanının rahatlığından çabuk palazlanıp hem gelişmiş olurlar hem de hocalarını ilk ders eğitimi olarak dinlemiş olurlar. Yine bu ortamda da salmaların loşlaştırılmasında fayda vardır.
Sonbaharın yaklaşımıyla havaların serinlemesiyle birlikte ilk ara tüyünden çıkan kuşlar altı aylık olduklarında, erkekler tahtadan yapılmış metal telli, tek kapılı iki tünekli, dışarıdan askılı bir adet yemlikli ve bir adet suluklu 21cm X 20 cm X 15 cm ölçülerindeki kafeslere alınarak yeni yerlerine alıştırma cihetine gidilir.

 

Yeni ders kafeslerine konan kuşlar guruptan ayrılışlarının ürkekliğiyle çok panik ve korku içindedir. Bu yüzden geçiş devresinde kafesleri yan yana koyup birbirlerini görmeleri sağlanır. Bir haftalık bir sürede yeni yerlerine alışan kuşların aralarına koyacağımız plaka birbirlerini görmelerini engellemiş olur. Ancak yem ve su içmeye gittiklerinde birbirlerini görme fırsatı bulurlar bir haftada bu şekilde kalacak olan kuşlar iki haftalık olunca aradaki plaka öne doğru çekilerek hiçbir şekilde birbirlerini göremeyecekleri vaziyete getirilir. Kuşlar artık birbirlerinin seslerini duymakta olup ders yapmaya (ötmeye) başlarlar. Artık ortamın bir ay içerisinde kademe kademe loşlaştırılması ve karartılması uygulamasına geçilir. Böylelikle kuşlar ötümden daha çok dinleme konumuna geçerler yemlerini ve su tüketimlerini her gün kontrol altında tutmalıyız, aynı zamanda, sürekli tabanda duran, hasta, sinirlilik halleri görünenler derhal guruptan çıkarılmalıdır. Bu vaziyette sindirilmiş olan kuşlar yemlik, suluk ve tüneklerinin yerlerini ezberlediklerinden fazlaca bir sıkıntı yaşamazlar ise de tamamı ile karartmadan ziyade çok hafif loşlaştırma idealdir.

 

Artık eğitim zamanının başlamasına start verilebilir, bunun içinde elimizde hocalık yapabilecek kuşlarımız varsa aralarına yerleştirilir eğer yoksa kaset veya cd'den dinleti yaptırılabilinir. Bunun içinde sürekli aletlerin çalması bizi rahatsız edebileceği gibi kuşları da strese sokar sürekli çalmanın fayda yerine zararları vardır kuşlarda bezginlik yaratır,O yüzden zaman ayarlı prizlerle bunları sabahın tan ağarırken olan vaktine, öğlenleyin, ikindide ve akşamın gün batımı öncesine ayarlarsak yarım saat aralıklarla dört kez çalması kanaatimce yeterlidir.Eğer iyi bir hoca kuşunuz yok ise kötü diye bildiğiniz kuşu hoca diye koymaktansa koymamak en iyisidir. Eğitim süreci kuşlar hocayı veya dinledikleri sesleri taklit etmeye başlarlar gün içerisinde zaman zaman kuşları aydınlığa çıkartarak yeteneklerini ve performanslarını ölçmeli ve notlarımızı tutmalıyız Bu antremanları hergün yapmalıyız. bu şekilde geçireceğimiz bir aylık kadar süreçte en iyi öten kuşları sürekli en üste tutarak sürekli bir yerdeğişimi yapmalıyız sürekli aynı şekilde kalan kuşlar yanlarında alıştıkları arkadaşlarını sürekli duymak istediklerinden buda bize başarısızlık getirir yer değişiminin temel sebebi budur.İyi güzel öten kuşları sürekli üsten aşşağı doğru yerleştir meliyiz , kuşlar kainatdada aynen böyledir ders yapan hoca kuş sürekli diğerlerinden daha zirvededir. Bu süreçde ötümlerini sıksık yarıda kesen turlarını laikiyle tamamlamıyan sürekli bileziğiyle oynayan negatif nağmeler çıkaran kuşlar ders eğitimi alan gurupdan çıkarılır dişarıda izlenir kayda değer bir gelişme olursa tekrar guruba dahil edilir. Kasım ayında kuşları artık tektek tanımış oluruz kendi kulağımıza göre en bol nağmeli uzun devirli öten kuşları kendi aralarında tim (dörtlü kolleksiyon) olarak kendi aralarında masa kuşu onun üstünde üçüncü kuş,onun üstünde ikinci kuş ve en üste kafa kuşu olarak alıştırmalıyız ki müsabakada başarılı olunsun. Bunu açacak olursak kafa kuşu ve masa kuşu aradaki kuşları tetikleyici (öttürücü) kuşlardır,yalnız bu diziliş sitili hollanda dizilişidir birde belçika dizilişi vardırki oda ikişerli olarak üst üste ve yanyanadır araya ve üste kuşların birbirlerini görmemesi için plaka konur bu iki diziliş sitilinde kuş takibi ve izlenimi enrahat olanı belçika dizilişidir sebebine gelince hollanda dizilişini yukarı aşşağı takibatı zordur ama belçika dizilişinde kafesler bir bakış açısı altında toplandıklarından daha kolaydır.Bu her iki sitilde açık yarıştırma sitili olup bunların dışında birde kapalı sistem vardır ki bunların ders kafesleri bizlerinkinden daha farklı olup her tarafı kapalı tekbir önyüzü açık fakat yarışlarda o açık önyüze de kalınca bir kartonla kapalı olup kuşun çevresini tamami ile görmiyecek ve ışığın tamamı ile girmemesi için tecrit edilmiş bir sistemdir,burada hakem kuşu görmeden ancak kafese yaklaşıp kulağını kafese yaklaştırıp dinlemesi ile puan vermekdedir. Benim tercihim hollanda ve belçika dizilişinden yana olup yetiştiricilerin hangi sistemle kuşlarını alıştırdıklarından yarışlardada bu sistemin uygulanmasını istemeleri doğaldır,aksi taktirde farklı diziliş kuşlarımızda şok etkisi yaratıp başarısızlık sebebi olacaktır.
Yarışlara hazırlanan dörtlü takımlarda birinci şık öncelikle istenildiği zaman ötmeleri ikinci şık olarak bu ötüşleri malinua nağmeleri ile yapmaları üçüncü şık ise bu öten dörtlü gurupda birlikdelik ötüş harmonisi aranır.Bu üç unsuru başarıyla sağlıyan kuşlardan puan beklenir.
Artık bütün bunların yapılmasından sonra iş kuşlarımızı müsabakalara götürüp beklememizden başka bir şey kalmadı ise de bütün bunlara birer sportif faaliyet olarak bakmalı hiçbir zaman için fazlaca hırsa girmememiz gerekir ki bu işin keyfini çıkaralım,yine burada yapacağımız tek bir şey vardır koleksiyonumuzda hangi nameler eksik ise onların tespiti sonucu o namelerin kuşlarımıza genetik kazanımların yapılmasıdır.
Bütün bunların olabilmesi için mutlak bir dernek çatısı altında üye olup bilezik yaptırılıp takılması olmassa olmazlardan biridir, bileziksiz kuşlar yarışmalara alınmaz.

Kuşlarda üç önemli faktör
ISI .IŞIK.BESİN..!!!

IŞIK: Malinuaların bulunduğu ortam hafif loş olmalı.
ISI :Oniki santigrat dereceyi geçmemeli. , ani ısı değişimi ve cereyan kuşları hasta eder yoksa yazdan soğuğa alıştırılmış kuşlar kışı da soğukta geçire bilirle herhangi bir sakıncası yoktur.
BESİN:Fazla
kızıştırıcı yemler(Kenevir,Turp,Nijer) ve baharatı fazla yeşillikleri (Tere,Roka,Turp) ötüm zamanında vermemeliyiz. Bu üç unsuru kuşların durumuna göre ayarlamalıyız çok kaçırırsak dikilirler sert öterler, hepten de kısarsak dengesiz besleneceklerinden sağlıkları bozulabilir .Eğer genetik yoldan iyi genlere sahip bir kuş soyundan kuşumuz geliyorsa yukarıdaki uygulamaları da yapıyorsanız başarının gelmesi kaçınılmazdır. Nasıl sokak atından yarış atı olmuyorsa iyi soya sahip olmayan kuş dan ötüm kuşu olmaz.Ama iyi bir kuş erbabının elindeyse ergeç başarı gelecektir başarılar kolay gelseydi lezzeti de olmazdı herhalde.

                           

MALİNUALARIN EŞLEŞTİRİLMESİ

Erkek kuşları dişilerden bir ay evvelinden eşleştirmeye hazırlamalıyız.Eşleri eşleştirmeden önce içlerinde iç parazitler varsa bunları atmaları için gerekli ilaç tedavisi yapmalıyız veya ikidiş sarımsağı ortadan keserek bir litrelik suda ikigün bekleterek verir bu uygulamayı bir hafta sürdürürüz..Aynı zamanda yumurtaların doluluk oranını arttıra bilmek için bir ay öncesinden E vitamini takviyesi yapmalıyız şayet (E) vitamini veremiyorsak (E) vitamininin yerini tutacak yeşil bitkilerin uç sürgünlerini veya filizlerini vermeliyiz. Bir erkeğe iki dişi düşecek şekilde yapılan eş tayini idealdir bu eşleştirilmeye sağlıklı ve bir yaşına girmiş kuşlardan aynı istikamette ötün kuşlardan seçmeliyiz .Eşleşecek kuşlar arasındaki ötüm farklılığı fazla olacak olursa çıkan yavrularda ötüm istikameti sağlıklı olmıyacaktır yani ötüm melezi gibi bir olayla karşılaşırız.Erkek kuşun ötümüyle durumunu tesbit edebiliyoruz fakat dişiye gelince orjinal dişisi değilse bunu anlamamız ancak şansa ve deneme yanılma metoduna kalıyor,her başarısızlıkda bizi bir yıl gerisine attığı gibi iyi damızlık neslimizide rizke atmış oluyoruz..Bundan dolayı dişi kuşda büyük hassasiyet gösterip üretici diye bildiklerimizden bu kuşları damızlığımıza dahil edersek neyaptığımızı daha iyi anlamış oluruz.Eşleştirme sonrası nasıl bir yavrular almak istediğimizi önceden belirleyip ona göre damızlık eşler seçmeli ve bundan sonrada ona göre eşleştirme medodları uyğulamalıyız . (Aile içi, Aile dışı,Aileler arası veya farklı Melezler istiyorsak farklı karakterdekileri birbirleri ile çaprazlamalıyız) Bu uyguladığımız metodlar neticesinde yavru kuşların soy takibi yapabilmemiz için mutlak Bilezik takma cihetine gitmeliyiz bunuda açacak olursak Bilezik KÜNYE demektir bunun üzerinde(Hangi Ülkenin, Hangi Üreticinin ,Hangi Yılın,Hangi yılın Hangi Numaralı kuşu) olduğu bilgileri vardır.Buda yapılan üretimin bize ciddiyetini gösterir. Anavatanı olan belçikalı yetiştiricilerin dört ailelik kümesleri var olup mendelizim yasası veya benzer çaprazlama metodlarıyla kendi kümesleri dahilinde yıllarca üretim yaparlar .Avrupada şampiyon yetiştiriciler bile kan deyişimiyle ilgili kardeş kümesleri vardır çok ihtiyaç duyarlarsa buradan temin ettikleri kuşlarla kandeyişimini sağlarlar öyle gelişi güzel önlerine her çıkan kuşu veya ne olduğunu bilmedikleri kuşları alıp damızlıklarına dahil etmezler aksi taktirde mevcut olan iyi kanlarını bozmuş olurlar.Kuşların genetik yapıdanda uyumlu olmaları aranılan bir özellikdir. Malinualardan yavru almak diğer ırk kanaryaları kadar zor değildir yavrularına genelde bakarlar fazlaca bir problem çıkarmazlar.Eşlerin ilk birleşmesinden itibaren ilk bir iki hafta içerisinde dişi yumurtlamaya başlar genelde dört ile altı arası yumurtlar bu yumurtaların sayısını dörde düşürmek çıkacak olan yavru sayısının rizkini azaltır,aksi taktirde anne bütün yumurtaları tam çeviremiyeceğinden dolayı,çevirse bile yavruların çıktığını varsayalım bu seferde hepsini beslemekde problem yaşıyabileceği ihtimaliyle dört sayısı iyidir. (Yavruların aynı zamanda çıkmalarını istiyorsak her yumurtanın yumurtlanış sabahı üzerinden iki saat geçmeden aslının dikkatlice kırmadan alınıp serin bir yerde yem veya kum birikintisinin üzerinde sivri tarafı dik gelecek şekilde yumurtayı bırakırız. Hergün bu yumurtaları kendi ekseni istikametinde bir tur çeviririz .Eğer dört yumurta bırakmak istiyorsak dördüncü yumurtayı yumurtladığı sabahı diğer üç sahte yumurtayı alıp yerlerine hakikilerini kalemle işaretleyip koymak gerekir(Kalemle işaretlememizin sebebi dört yumurtayı koydukdan sonra beşinci ve altıncıyı yumurtlayacak olursa bunları ayırd edebilmemiz içindir).Bundan sonra kuluçga gün sayma süreci başlamış olup geçicek olan oniki ile on yedi gün arası yumurtalardan yavrular çıkacaktır .
Bu kuluçganın son günlerine doğru döllü , embiriyosu canlı olan yumurtaların renkleri zamanla koyulaşır , hatta bu yumurtaları ışığa tutarakdan bakacak olursak içinin,kandamarlarını ve ceninin koyuluğunu hissede biliriz mayalanmamış olan ise ışığı geçirgen bir vaziyette şaffaftır. Hepbirlikde çıkan kuşlar eşit fiziki boyutlarda olduğundan ebebiyenlerinin kendilerine taşımış oldukları mamadan eşit faydalanırlar oysaki aralarında doğum günü itibariylegün ferkı olan yavru kuşlarda fiziki farkda olacağından ilk çıkan yavrular iri ve boylu olduklarından kendilerine taşınan mamaları hep onların kapacağından diğer küçük kardeşler cürümsüzlüklerinden gereği kadar baslenememe puroblemi yaşıyarak, belkide öleceklerdir. Yeni çıkan yavrular gözleri kapalı ve tüysüzdürler,bir iki günde gözleri açılan yavrular ilk bir hafta içerisindede tüylenmeye başlarlar altıncı günde bilezikleri ayaklarına takılır isede bu bileziği iki gün iyi takip etmek gerekir aksitaktirde anneleri tarafından yabancı cisim olarak görülen bilezikleri aneleri tarafından ayaklarından çıkarılıp atılır bu gibi hallerde tekrar kuşun ayağı büyümeden bileziği tekrar takmak gerekir (Bilezik kuşun gelişimiyle ilgili olarak beş ile yedinci günler arasında en ideal takılma günleridir,bunun dışında hayvanın ayağını zorlayacağından sakatlanma puroblemleri yaşanır dikkat).İkinci haftayı dolduran yavrular yuvada kanat çırpmaya başlarlar ve üçüncü haftayı dolduran yavrular yuvayı artık yavaş yavaş terkederler ve kafes dahilinde ebebiyenlerinin bakımıyla beslenirler ve aynı zamanda mamayada gaga atmaya başlarlar buzaman zarfında kırılmış keneviri ve yunuşatılmış yemleride sunmamız gerekir artık bir aylık olmuş olan yavrular , kabuklu yemleride kırmaya başladıklarından artık kendi başlarına bakabilecek duruma erişmişlerdir. İkinci kuluçgaya mani olmamaları için ebebiyenlerinin yanından alınarak onlara uygun başka salmalara yerleştirilirler. Artık bundan sonar genç bir kanarya olma adayıdırlar ilerliyen zaman içerisinde erkekler boğazlarını kabartarak bıcırdanmaya başlarlar geçeçek altı ay eğitim zamanına kadar bir arada durabilirlersede kendi aralarında geçimsizlikler olabileceğinden fazla kuşun daralana sıkıştırılmaması gerekir.Kuşlar büyük salmalarda ve kuşhanelerde birbirlerinin tüylerini çekiştirerek kavga etmemeleri için eniyi formül onbeş santim aralıklarla bölmeli tüneklerdir. Kuşlarımızın daha iyi palazlanıp gelişmeleri için gıdalarına dikkat ettiğimiz kadar billhassa yazın banyolarınada dikkat etmemiz gerekir haftada iki kere banyo verip billhassa bite karşıda mücadele vermemiz gerekir kümesimizde bitimiz olmasada diğer bitli kümeslerden alabileceğimiz kuş ve malzemeler tarafından bize bit taşındığı ğibi viral ve bakteriyel hastalıklarında taşınacağı ihtimallerini göz ardı etmemeliyiz. Her üreticinin kendine has metodları varsada bunlarda benim doğrularımdır ,bu saydıklarıma katılmıyanlar olabilirsede o fikrede saygı duyarım ben kendi üretim ve yetiştirme metot larımı sizlerle paylaşmamdaki gaye sizlerede bir ışık tutabilbe hevesinden başka birşey değildir. Gönlünüzde hayal ettiğiniz kuşa ulaşabilmeniz temennisiyle...

 

Yuva ve malzemeleri

Kanaryalarda yuvalar içten takma ve kafes kapısına asılanlar olmak üzere iki tiptir.
Burada uygun olanı tercih edilir.
Ben asmış olduğum yuva sepetinin içine keçeyi opigal 5 ile hafif ovuşturduktan sonra içine yerleştiriyorum burada dikkat edilecek konu oturttuğumuz keçenin kenarlarda pot yapmamasıdır yoksa bu kuluçka esnasında anneyi rahatsız eder.Bunun içinde ya kenarları kesilmiş yada içi çukurlaştırılmış keçelerden almamız lazım.
Bu koymuş olduğum keçelerin içini daraltmak
bil hassa folluk ağzını daraltması için 3 cm lik keten çuvalından kestiğim ipçikleri mandala sıkıştırarak kafesin kuşlar tarafından ulaşabileceği yere asarım buradan yuva örümü işi bittiğinde genelde kuşlar taban kağıtlarını da yırttıklarından malzeme toplama amaçlı olarak buna mahal vermemek için son olarak sigara tütünü ve tuvalet kağıtlarından çok küçük parçacıklar halinde koparır dider veririm bu malzeme ile folluğunu yumuşatan kuşun artık eşiyle çiftleşip yumurtlama moduna girmemesi için bir sebep kalmamıştır.
Yalnız burada tütün koymamdaki sebep tütünün kokusuna yuva bitlerinin önüne geçilmesi unsurudur.
Bu yuvayı yavru kuşlara beş altı gün aralığında bilezik takmak için çıkarttığımda
temiz bir keçeyle yenilerim.
Çıkan eski keçeleri bir daha üretimde kullanmam
sebebine gelince ne kadar yıkansa da temizlense de dışkılardan arınan bu keçe kuşların deri parçacıkları (Çok ince zerrecikler halinde kepekleri) keçenin o sık aralarından tam istenildiği gibi temizlenemiyor,hal böyle olunca bu atıklarla beslenen mikro organizma çanlılar yuvadaki yavruların sağlığını tehlikeye sokmuş oluyorlar.

KANARYALARDA DİK ÖTÜŞ

Normal ötümde kuş bir ahenk içerisinde şarkı söyler gibi sakin öter ,oysa ki dik ötüş diye tabir ettiğimiz ötüşte hayvan kızgınlıktan ötüm volümünü yükseltir,turlarını tam sergilemez kısa bırakır ve çok hızlı geçer zaten bu ötüşler adeta şarkı söyler gibi değil de bağırma tarzında kulağa hoş gelmeyen tarzdadır.
Bu dik ötümden yumuşak ötüme geçirebilmek için elma ve yulaf ile kuşu yumuşatarak,serin ve loş bir yerde tutmamız gerekir.

 

TEMEL BESİNLERİ

YEM:%50 Sade yem % 30 Şalgam (rapiskayla benzeşir buna dikkat edin şalgam açık, rapiska daha koyudur )
% 5Yulaf,
% 5 Keten,
% 10,
Sıhat Tohumları (MaviHaşhaş
, Nijer,Kırmızı Turup, Beyaz Marul , Anason Tohumları )
ÖTÜM YEMİ KARIŞIM VE ORANLARI- Malinua,Harz ve Timbirado'larda Ötümzamanı Yem Karışımı) %50 Normal İnce Yem,%30 Şalgam, %5 Keten,%5 Yulaf,%10 Sıhat Tohumları.
(Mavi Haşhaş,Nijer,Turup,Marul vb,tohumlar.)
Not: Bu Karışım ötüm zamanı verilen yem karışımı olmakla beraber Kuşlarımızın ötüm seyrine göre heran için ayarlama yapmak gerekir,şöyleki kuşlarımız dik ve sert öttüklerinde şalgam oranın artırmanın yanında kızıştırıcı olan Nijer ne Turup tohumlarınıda kaldırmak gerekir Hüseyin İpek olarak benim uyguladığım yem karması ve oranlarım bunlardan ibaretse de sıhat tohumlarına sinir otu ,semiz otu ve hindibağ tohumlarıda katmakda olup, haşhaşında özellikle mavisini kullanmakda olup sarısını tercih etmemekle beraber rapisakayı da şalgamın yerine kullanmamaktayım.

 

SU : Hepimiz biliriz ki su hayattır susuz yaşam olamayacağı gibi kuşlarımız içinde temel ihtiyaçlarının başında su gelir. Ama su
her zaman yaşam getirmediği gibi ölümde getirebilmekdedir bilhassa pislenmiş bakterilenmiş sular böyledir,bunun böyle olmasını kuşlarımız da bilinçsizce suluklarına taşıdıkları kağıt,çöp benzeri şeylerle sularını kirletmekde olup hastalığa davetiye çıkarmaktalar.
Bilhassa kafes ortamında kirlenen ve de uzun zaman değiştirilmiyen sularda Pisedomonos bakterisi oluşmakda bu kötü huylu bakteriler kuşlarımızı ishal yaparak hastalanmalarına sebebiyet vermektelerdir.
Bunların başında Kolera, Tifo, Veba, Kolibasili vb mikroplar oldugibi bazı Viral rahatsızlıklarda vardır bunlarında başında Aspergilosiz fimegatus mantarı gelmektedir ki
bakterilerin tedavisinden bulaştıklarında daha inatçı bir seyir izliyor.
Yukarıda saydığım bu tehlikelere karşın önceden tebdirimizi almamız gerekiyor .
-Damlama sulama bunların başında gelen metodlardan biri ,ben üretimde kullanıyorum çok faydalı olduğu kanaatindeyim. (Bir plastik maden suyu şişesinin kapağına kümeslerde kullanılan civciv sulama nipeli takıp içine su doldurup ters çevirdiğimizde bunu luşlarımızın ulaşabileceği yere asıp altına tahliya ızgarası koydukmu damlama harici sular burdan kafes dışına hortom vasıtası ile gidecek böyleliklede kuşlarımız ihtiyaçları oranda su içebilecekler onun dışında suluklarında yıkanma ,oyun ve içine çer çöp taşıyamıyacaklardır.
Kimyasal ilaçla suyun dezenfektesinde Vanodini öneririm çünki vanodin hem bakterileri hemde mantarlara karşın etkilidir yalnız bunu fazla dozda kullanmamamız gerekirki kötü bakterilerin yanında kuşlara bilhassa lağzım olan faydalı bakterileride kaybetmiyelim. O yüzden bir litre suya bir damla vanodin yeterlidir,eger bunuda yapmak istemiyorsak suyuna bilhassa elma sirkesi veya limon damlatmanın faydaları çok fazladır.
Sularımızı Kolera,Tifo,Dizenteri,Kolibasili gibi bulaşıcı hastalıklar etrafımızda kol gezmedikçe kaynatmak doğru değildir çünkü kaynıyan suların içindeki faydalı minarallerin kimyasal yapısının bozulması ve kuşlarımızın bunlardan faydalanamaması ortaya çıkar.
Ayrıca eğer şehir şebeke suyu kullanıyorsak bu suyın tahlil analizleri dahilinde bakir verimsiz su ise mutlak bu sulara mineral takviyesi yapmalıyız bunun içinde sizlere önere bileceğim vetaşın DEPOMİN denilen ürünüdür kullanımı bir litreye kendi kapağı ile bir kapak haftada iki kere yeterlidir.
Vitamin olarakda piyasada kuşlar için mevcut olan sıvı ve toz vitaminlerden faydalanabiliriz.
Ayrıca ishal olduklarında Tetramezetin kuşun karın altı morluklarında
Sulfamezetin sularına kullanabiliriz bunların kullanım tariflerine uymak koşulu ile.İç ve dış parazit sorunları varise meçdin gurubu ilaçlar verilebilir buna örnek Baymeç bir litre suya bir ml karıştırılıp çalkalandıkdan sonra suluklara konur 24 ile 48 saat ara ile suluklar temiz su ile değiştirilir bu işlem ayda birkez tekrarlanır.

 

DİĞER BESİNLER

MİNERALLER : Kum,istiridye kabuğu,mangal kömürü,mürekkep balığı kemiği parçacıkları sürekli kumluğunda bulunması gerekir aksi takdirde mideleri bulunmadığından taşlıklarında bunları öğütemediklerinden hem sindirim sistemi rahatsızlıkları oluşur,hem yedikleri gıdalardan besin olarak faydalanamazlar

VİTAMİNLER : Vitaminleri genelde meyve ve sebzelerden temin etseler de gerektiğinde vitamin takviyesi yapabiliriz(Vitaform Normal zamanda Bir litre suya bir çay kaşığı iki gram hastalıkta iki çay kaşığı dört gram ) verilirse normal zamanda vitamin ihtiyaçlarını doğal gıdalardan almaları daha sağlıklı olur

MEYVELER: Elma,Armut,Üzüm,İncir,Kivi vb,

SEBZELER : Marul, Lahana, Hindibağ, Havuç, Tere,ve Kereviz yaprakları vb... saydığımız besinleri kuşlara sunarken çok iyi yıkayıp kirden ve zehirli tarım ilaçlarından arındırarak soğuk ve ıslak olmadan iyice kurulayarak o gün bitirecekleri oranda vermeliyiz. Meyve ve sebzeleri kuşların dışkısına bakarak ishal olmadıkları dönemlerde haftada iki kez az olmak kaydı ile verilmesi uygundur aksi taktirde ishal olan kuşların durumu vahimleşir

MAMA : Mamayı hazır alabileceğimiz gibi kendimizde hazırlayabiliriz.Malzemeleri sıralayacak olursak( Bayat ekmek,Peksimet,Bisküvi, Galete,İnce İrmik,Mısır ununu ,Haşlama yumurta beyazı ve sarısını mikserde çekerek Süt ve Balık yağını çok az,katarak,Havuç,Elma ve Kabağı rendeleyerek) bu saydıklarımızı belirli oranlarda karıştırıp kuşlara verebiliriz burada dikkat edilmesi gereken sebze veya meyve katacak olursak bu karışımdan süt ve balık yağını katmamalıyız,Kuluçka mevsiminde mama her zaman bulundurulmalı diğer zamanlar haftada bir veya iki kere yeterli olacaktır yine dikkat etmemiz gereken unsur bu mamalar sıcak ortamda çabuk bakterileşip bozulacağından kısa zaman içerisinde bitirecekleri oranda vermeliyiz aksi taktirde zehirlenip ölümcül vakalarla karşılaşabiliriz bu gibi hallerden çekinenler kuşlarına piyasada mevcut olan hazır kuru mamayı bozulma kaygısı olmadan gönül rahatlığıyla verebilirler.

RUHSAL GIDA : Bu size ilginç gelebilir ama ben kendimce gerekli gördüğüm için bu maddeyi ekleme ihtiyacı duydum İnşallah bundan sonra kuşlarla ilgili yazı yazanlar bu maddeyi geleneksel olarak takip ederler.Kuşların beslenmesi ile ilgili her şeyi sıraladık unuttuğunuz bir konu var oda kuşların ruhsal ve bedensel sağlıkları açısından onlara gerekli şefkati,hoşgörüyü gösterip onlarla iletişim kurmaktır aksi taktirde kendilerini mutsuz olarak görürler vebal altına girmiş oluruz ,bakabileceğimiz kadar kuş beslemeliyiz yoksa bunun günahına girmenin hiçbir bir manası yok,bu konuda varsa hatalarımız ve eksikliklerimiz birbirimizi ikaz etmeliyiz bu kainatın sorumsuzca yaşayan kulları değiliz,bu hayvanların Cenabı Allah tarafından insan oğlunun kor uması altına verildiğini unutmamalıyız.

MALiNUALARDA DERS ZAMANI BESLENME

Hüseyin İpek olarak kendime göre metodumu anlatmam gerekirse piyasada ötüm yemi diye bilinen ciddi firmaların yeminden verebilirsen de bunlarin içerisinde yine de kenevir mevcuttur.Oysa ki Malinualara kenevirsizini bulur veya kendin karışımı yaparsan iyi olur.
Düz yem verilmez.Sebebi dar kafese girip hareket yönünden kısıtıi olacak kuş düz yemin fazla unlu oluşundan kilo yapıp şişmanlayacaktır.. Bu yüzden malinualar derse yatırıldıklarında salgam ağırlıklı beslenme sebebleri fazla şişmanlatmamasıdır.Avrupa'da şalgamı %60 lara çıkarıldığını bile duydum. ,Kendin hazırlıyacak olursan %50 ince yem,%30 şalgam ,%5 Yulaf,%5 Keten%10
Sıhat tohumu (Nijer,marul tohumu,gri haşhaş)
Bu oranlar kuşun ötüm seyrine göre sürekli ayarlanır.
Kum sürekli bulundurulur. Mama haftada iki kere, Meyve ve yeşillik haftada iki kere, depominli su haftada bir, vitamin haftada bir,antibiyotik koruyucu olarak
ayda bir,anti paraziter ayda bir gerekdiğindede ses açma duruma göre sularına dahil edilir.